Bina Bilgisi-I / Slaytlar

Nisan 16, 2010 Yorum yapın

İndirmek için burayıtıklayınız.

Categories: Ders Notları

Uygarlık Tarihi/Slaytlar

Nisan 15, 2010 Yorum yapın

Uygarlık Tarihi dersi slaytları.

İNdirme linki—>MİMARLIK TARİHİ.rar
Dosya Boyutu: 15.9 MB

Categories: Ders Notları

BETONARME DERS NOTLARI

Ocak 26, 2010 Yorum yapın

Prof.Dr.AHMET TOPÇU BETONARME DERS NOTLARI için betonarme1.
Prof.Dr.AHMET TOPÇU BETONARME DERS NOTLARI için betonarme2.

Categories: Ders Notları, Kaynak

Perspektif Ders Notları

Ocak 8, 2010 Yorum yapın

AÇIKLAMALAR ………………………………………….. ….
GİRİŞ ………………………………………….. ….
ÖĞRENME FAALİYETİ 1 ………….
1. BASİT CİSİMLERİN PERSPEKTİFİ ………………………………………….
1.1. Perspektif ………………………………………….. …
1.1.1. Tanımı ………………………………………….. ……………..
1.1.2. Perspektif çeşitleri………………………………….. … .
UYGULAMA FAALİYETİ …………………………………
PERFORMANS DEĞERLENDİRME………………………………. ………. …
UYGULAMA FAALİYETİ ………………………………………….. ……..
PERFORMANS DEĞERLENDİRME………………………..
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME………………………………. ………. ..
ÖĞRENME FAALİYETİ-2 ………………………………………….. …………….
2. KARMAŞIK CİSİMLERİN PERSPEKTİFİNİN ÇİZİMİ…………………………………….. …..
2.1. Bakış Yönü Belirlemek…………………………………. …………………..
2.2. Görünmeyen Kenarların Çizimlerle İfade Edilmesi ………………………………………….. ..
UYGULAMA FAALİYETİ ………………………………………….. ……..
PERFORMANS DEĞERLENDİRME………………………………. ……….
2.3. Görünmeyen Boşlukların Çizimlerle İfade Edilmesi…………………………………… ………
UYGULAMA FAALİYETİ …………………………………….
PERFORMANS DEĞERLENDİRME…………………….
UYGULAMA FAALİYETİ …………………………………
PERFORMANS DEĞERLENDİRME………………………………. ………
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME……………………………
ÖĞRENME FAALİYETİ-3 ………………………………..
3. PERSPEKTİFİN GÖLGELENDİRİLMESİ ………………………………….
3.1. Gölgelendirme ………………………………………….. ……………..37
3.1.1. Tanımı ………………………………………….. ……………..
3.2. Gölgelendirme Teknikleri…………………………………. ………………
3.2.1. Işık Kaynağının Yeri …………………………………….
3.2.2. Bakış Noktasının Yeri ………………………………..
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME………………………………. ………. ….
MODÜL DEĞERLENDİRME………………………………. ………. .
CEVAP ANAHTARLARI………………………………… …………..
KAYNAKLAR………………………………….. ………………………..

File perspektif.zip (1629 KB)

perspektif..rar

İNDİR

Categories: Ders Notları, Kaynak

Mimarlık Öğrencisi Nasıl Belli Olur?

Aralık 1, 2009 Yorum yapın

1.Saatin alarmı uyumak zorunda olduğunuz zamanı anlatıyorsa…
2.Herkes size günaydın derken aslında sizin gününüz hiç aymadıysa…
3.20 saat aralıksız çizim yapabiliyorsanız…
4.ödev teslimlerinde son gün telaşı yaşıyorsanız ve projeleriniz hiç bitmiyorsa….
5.Bir haftasonu 20 saat aralıksız uyuyabiliyorsanız…
6.Genelde hareketsiz nesneler ile kavga ediyorsanız…
7.Herkes diziyi izlerken siz arkadaki eşyalara ,oda düzenine bakyorsanız…
8.Okulda ortalık yerde mangal partileri verip,ertesi gün şehircilik jürisi yapılacak olan atölyede çiğ köfte partisi verdiyseniz…
9.Bir cd yi 48 saatten fazla bir süre dinlediyseniz..
10. 48 saatten fazla bir süre aynı CD’yi dinlediyseniz…
11.Toplum içerisinde gözükmüyorsanız…
12.Asistanınıza okul ikinci evim oldu hocam dediğinizde artık birinci evin olacak o zaman diye cevap verirse…
13.Okulda yatıp kalkmaya başladıysanız veya dişlerinizi okulda fırçaladıysanız…
14. Koca bir rulo filmi koridoru çekerek harcadıysanız…
15.Sınıfınızdaki erkek öğrenciler oryantal oynamaya başladıysa…
16.Çöp şişlerle herkes mangalın tadını çıkarırken siz iki gecenizi verdiğiniz “kabuk strüktür”oluşturmaya çalışıyorsanız…
17.Maket yaparken geri dönüşüm konusunda canavarlaşıyorsanız…
18.Son gün maket malzemesi bitmesin diye dua ediyorsanız…
19.Gece gündüzünüz birbirine karıştıysa.
20.Bir öğünde kahvaltı, öğle yemeği ve de akşam yemeğini karıştırabiliyorsanız…
21.Gittiğiniz kebapçıda bile arkadaşınızın kulağına ustanın başındakini göstererek”Baksana Calatrava’nın tasarımına benziyor”diyip kahkaha atabiliyorsanız…
22.Sevgilinizi buluşmaya şantiyeye götürüyorsanız…
23.Diğer bölümlerde okuyan arkadaşlarınız size acır gözlerle bakıyorsa…
24.Birileri size tatil fotoğraflarını gösterdiklerinde “insan ölçütü”nü soruyorsanız…
25..Autocad, 3d Studio Max ve Photoshopu biliyor ve de ayrıca websayfası yapabiliyorsanız ama excel’in nasıl kullanılacağına dair fikriniz yoksa…
26.Ölü ya da diri büyük mimarlara, sanki ezelden beri onları tanıyormuşsunuz gibi lakaplarıyla hitap ediyorsanız…
27.Hırdavatçıya bir gün uğramasanız eksikliğiniz hissediliyorsa…
28. Dışarıdan çöp toplar gibi maket malzemesi topluyorsanız…
29.Otobüse bindiğinizde bir türlü sığamadığınız için yanınıza kimse oturmuyorsa…
30.Dönem başlarında bakımlı, ortasında normal sonunda ise tamamen bir çöplük gibi gözüküyorsanız.. .
31.Sürekli mide ağrısı çekmeye başladıysanız ve çizim masasında uyuyakalıyorsanız…
32.Elinizdeki maketlerle otobüse en son binebiliyorsanız…
33.Şehrinizdeki heykellere bakıp: “olmamış” demeye başladıysanız
34.Evlerin ve çevrenin kontörlerini teknik çizim halinde görüyorsanız ve yapı dersleri için uygulama projesinde ne kullanabilirim diye bakıyorsanız…
35.Gece rüyanızda -uyuduğunuz kısa süreler içerisinde görebilirseniz tabi- proje çözüyorsanız…
36.Hasta olduğunuzda konsept, biçem, hacim diye sayıklıyorsanız..
37.Evinizin en kalabalık üyeleri kırtasiye malzemeleri ve de küflenmiş yemeklerin üzerindeki yaşam formları ise…
38.Fotoğraf makinenize isim taktıysanız, ve her güzel iç mekan çekiminde “aferin oğluma” diyorsanız…
39. En son sosyal aktiviteniz altı ay önceye tekabül ediyorsa…
40.Kırtasiyede sizi kırmızı halıyla karşılıyorlarsa ve hepsinin hayat hikayelerini,isimlerinin anlamı biliyorsanız(bknz bayan adı:Beykan=Bey kanı demekmiş=Hiç tanımadıkları bir beyfendinin kan vermesiyle hayata dönen kız)…
41.Okunacak kitaplarınız başınızda dağ sıraları şeklinde biriktiyse…
44.Zaman algılamanızda kaymalar başladıysa…
45.Yaz tatilinde dahi okula gitmeyi özlediyseniz ve arada bir gidiyorsanız…
46.Tatiller sizin için en önemli uyuma vakitleri ise…
47.Hafta sonu hiç boş olmuyorsanız ve sürekli projenize çalışmanız gerekiyorsa…

49.Ve bunlara rağmen hala dünyanın en mutlu insanı sizseniz…

50.Siz bir mimarlık öğrencisisiniz…

Categories: Köşe Yazısı

Ne Zaman Gerçek Bir Mimarlık Öğrencisi Olursunuz??

Aralık 1, 2009 Yorum yapın

- “bari bir faydası olsun” diye çok okumak isteyip zaman yetiştiremediginiz
kitapların resimlerine bakıyorsanız,

- haftalık ders saatiniz ve ödev saatiniz haftanın tüm zamanından fazlaysa,

- bütçenizdeki en büyük delik “oluklu mukavva” ve “şöhler karton”sa,

- yapmak zorunda olduğunuz ödevleri önem sırasına koyuyorsanız ve hepsini bitiremeyeceğinize eminseniz,

- yurttaki oda arkadaşınız sizin ıvır zıvırlarınız içinde odada kayboluyorsa,

- yüzden fazla kaleminiz var ama türk dili sınavına girmek için 0.5 uçlu kalem bulamıyorsanız,

- gördüğünüz kabusları: (…ama çok güzel bir romanesk binanın
içindeydik…) diye anlatıyorsanız,

- “bugün mimarlık yok” dediğiniz günlerde kitapçıya gidip “yapi” dergisi alıyorsanız,

- banyo yapmaya zaman bulamıyorsanız,

- tuvalete eskiz defteri ile girmeye başladıysanız,

siz tam bir mimarlık ögrencisisinizdir!

Bir başkası;

Siz mimarlık öğrencisisiniz…
- dışarıdan çöp toplar gibi maket malzemesi topluyorsanız

- otobüse bindiğinizde bir türlü sığamadığınız için yanınıza kimse oturmuyorsa…

- dönem başlarında bakımlı, ortasında normal sonunda ise tamamen bir çöplük gibi gözüküyorsanız..

- sürekli mide ağrısı çekmeye başladıysanız

- scrolling yapmaktan parmaklarınız sürekli seğirmeye başladıysa

- gerçek yaşamda 3d orbit ve de zoom all özelliklerini arıyorsanız ve bulamayınca şaşkınlığa düşüyorsanız..

- evlerin ve çevrenin kontörlerini teknik çizim halinde görüyorsanız

- gece rüyanızda *uyuduğunuz kısa süreler içerisinde görebilirseniz tabi* proje çözüyorsanız

- hasta olduğunuzda konsept, biçem, hacim diye sayıklıyorsanız..

- evinizin en kalabalık üyeleri kırtasiye malzemeleri ve de küflenmiş yemeklerin üzerindeki yaşam formları ise

- fotoğraf makinenize isim taktıysanız, ve her güzel iç mekan çekiminde “aferin oğluma” diyorsanız

- en son sosyal aktiviteniz altı ay önceye tekabül ediyorsa

- ozalitçide ve kırtasiyede sizi kırmızı halıyla karşılıyorlarsa

- okunacak kitaplarınız başınızda dağ sıraları şeklinde biriktiyse

- antik yunan ve Romalılardan artık gina geldiyse ve hepsinin üzerlerindeki drapeli elbiselerini alıp müsait…. Neyse…

- yine aynı bağlamda mimarlık tarihi derslerine rahat çalışabilmek için bir zaman makinesı yapıp bilinen tarihi daha kolay anlaşılabilir bir şekle sokmak amacı gütmeye başladıysanız.. hatta piramitlerin sizin düşündüğünüz fikri uygulayan birileri tarafından yapıldığına inanıyorsanız…

- zaman algılamanızda kaymalar başladıysa

Siz mimarlık öğrencisisiniz…

Çizim masasında ya da bilgisayarda o kadar çok kalmak zorunda kalırsınız ki artık etrafınızdaki herkes dik dur demeye başladıysa…

-Proje teslim günlerinde sabahladığınızda gün ışımaya başladığında hala yapmanız gerekenin yarısını bile yapamadığınızı farkediyorsanız… Ve kalan 1 saatte herşeyi bitirebiliyorsanız…

-Akşamki halinizden farklı olarak sadece ayağınıza bir ayakkabı geçirerek ozalitçiye herkesten önce gitmeye çalışıyorsanız… Ve bunun tek sebebinin yaşam sıvınız olan nescafeden sadece bir kupa daha rahatça ve zafer kazanmışcasına içmek olduğuysa…

-Eğer yurtta kalıyorsanız ve sizin binanızda başka bölümlerde okuyanlar da varsa etüd odasına her girdiğinizde “üff yine mi bunlar, şimdi cetvel seslerinden durulmaz, bıktım bunların çizimlerinden “..ve bunlara benzer anlamlar çıkarabileceğiniz bir sürü gözle karşılaşıyorsanız…

-Hele de maket yaparken zaten kimseyle göz göze gelmemeye çalışıyorsanız…

-Her akşam başınıza dikilip, zaten çok az olan vaktinizden fedakarlık yaparak maketiniz ya da projeniz hakkında sorular soranlarla uğraşmak zorunda kalıyorsanız…

-Sevgiliniz durumu idare edecek kadar teknik çizim kuralları öğrenmişse…

-Eğer peyzaj mimarı iseniz; Sevgiliniz bitkilerin latincelerini de söylemeye başlamışsa

-Uygulama ya da fidanlıktan sonra iyice yıkanıp paklanmadan insan içine çıkamıyorsanız…

-Çıkmak zorunda kaldığınızda herkes çamur içindeki ayaklarınıza ve paçalarınıza bakıyorsa…

-Peyzaj mimarı olduğunuzu öğrenen herkes bizim evde bir çiçek var diyerek lafa başlıyorsa…

-Projenizi el çizimi teslim etmek zorunda kaldığınızda yeşil alanlardaki çimi göstermek için yapmanız gereken milyonlarca noktayı tamamlayamadan uyuyakalıyorsanız…

-Maket yaparken yapıştırıcılar yüzünden kafayı bulduysanız…

-Ve herşeyden önemlisi saydığım tüm maddelerden inanılmaz haz alıyorsanız…

….EVETTT Doğru yoldasınız….

Categories: Köşe Yazısı

Eskiz Defteri (1.Bölüm)

Kasım 27, 2009 Yorum yapın
Categories: Video

Mimariye Giriş Ders Notları

Kasım 18, 2009 Yorum yapın

Notları buradan indirebilirsiniz.

Categories: Ders Notları

Yapı Teknolojileri Ders Notları – Kagir

Kasım 6, 2009 Yorum yapın

Yapı teknolojileri ders notlarını buradan indirebilirsiniz.

 

Categories: Ders Notları

Cihat Hazardağlı Filmi: The WaterColor 13 Kasım’da Sinemalarda

Ekim 29, 2009 Yorum yapın

Ünlü karikatürist-illüstratör Cihat Hazardağlı; sanatını, fırçalarını, maketlerini, heykelciliğini, grafik ustalığını film dünyasına taşıdı… Ama tabii ki kendi yöntemiyle… Hayal ve yaratıcılık dijital ortamda bir araya geldi… Maketler, çizimler ve fotoğraf sanatı ile dijital efektli suluboya tekniği buluştu. Ve ünlü oyuncular bir araya geldi, suluboya tablolarından oluşan bir film yaratıldı…

Hazardağlı’nın 3 yıl boyunca üzerinde çalıştığı, hem yapımcılığını hem de yönetmenliğini üstlendiği “The Watercolor-Suluboya” İngilizce dublaj ve Türkçe altyazılı olarak 13 Kasım’da vizyona giriyor.

Senaristliğini, yönetmenliğini ve yapımcılığını Hazardağlı’nın yaptığı The Watercolor-Suluboya’da çocuk oyuncu Sarp Alemdaroğlu, Haluk Bilginer, Savaş Dinçel, Cansel Elçin, Asu Emre, Altan Erkekli, Ahmet Gülhan, Tamer Karadağlı, Bedri Koraman, Fergan Mirkelam, Metin Uca, Tuba Ünsal, Ayşenur Yazıcı, Serra Yılmaz, Selçuk Yöntem rol aldı. Filmin çekiminden sonra hayata gözlerini yuman Savaş Dinçel’i ise yakın dostu Müjdat Gezen seslendirdi.

Müziğini Fazıl Say’ın yaptığı film, Türkiye’de basılan ilk dijital film olma özelliğine sahip. Bilgisayar ortamında hazırlanan “The Watercolor-Suluboya”da tüm mekanlar maket olarak yapıldı ve film kareleri için oyuncular tek tek fotoğraflandı. Film gösterime hazırlanana dek tam 3 milyon işlemden geçti.

Mekanların maketleri yapıldı, sanatçılar özel bir teknikle boyandı, çekilen binlerce kare fotoğraf ve suluboya efektleri birleştirildi. Oyunculuk ve renkler bir arayla geldi. Akıp giden sahneleriyle yine sanat konulu bazen ağlatacak, bazen güldürecek bir senaryo ortaya çıktı…

Cihat Hazardağlı deyince akıllara yıllar önce yaptığı Plastip Show’lar veya basındaki çizgileri gelebilir. Ama Hazardağlı bu kez bambaşka bir teknikle izleyenleri şaşırtacak. Türk halısı gibi işlenmiş bir film izleyecek sinemaseverler.

The Watercolor-Suluboya’nın hikayesi:

Filmin konusunun merkezini sanat oluşturuyor; resme çok yetenekli ve meraklı olan 12 yaşındaki Marco’nun hayalleri, hedefleri, babasının onu bir gün üç sokak ressamı ile tanıştırmasıyla bambaşka bir boyuta geçer…

Yalnızca üç ihtiyar ressam değildir Marco’yu büyüleyen… Bir de ressamların birlikte büyüttüğü 18 yaşındaki Lorella hayatının merkezine girer küçük Marco’nun… Lorella’nın Marco’ya resim dersi vermesiyle sürer bu ilişki… Marco bu güzel resim öğretmenine aşık olmuş sanatla birlikte aşkı ve cinselliği de keşfetmeye başlamıştır artık…

 Ama Marco’nun aşkı karşılıksızdır; Lorella suluboyayı küçümseyen bir sanat koleksiyoncusuna aşıktır. Marco ise geleceğin en büyük suluboya koleksiyoncusu olmak için bulduklarını biriktirir. Marco 30’lu yaşlarında koleksiyonunun kutularını açar. Yaşlıların geçmişini araştırır; buldukları hayatını değiştirecektir.

Künye:

Senaryo-Yönetmen: Cihat Hazardağlı

Yapım Şirketi: Haz- Art

Süre: 84 dk

Filmin Gösterime Gireceği Sinemalar:

İstanbul: Cinebonus Astoria, Cinebonus G-Mall, Cinebonus Historia, Cinebonus Palladium, İzmir: Cinebonus Balçova Kipa, Ankara: Cinebonus Gordion, Eskişehir: Cinebonus Espark, Kayseri: Cinebonus Kayseri Park, Mersin: Cinebonus Forum Mersin

Not: Film hakkında detaylı bilgi, fotoğraf ve fragman için: www.watercolormovie.com

Categories: Etkinlik, Haber, Reklam
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.